HANİCOSTUME BELLY DANCE COSTUMES HAND MADE FROM TURKEY

web site adres:  looking for models

http://gulcesengul.sitemynet.com

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

HANİCOLLECTİON

www.http://orientalcostumes.info.tr.tc

Yorum (yok) Yorum yaz!

DOST DEDİĞİN!!!!!!!!!!!!!!

Yorum (yok) Yorum yaz!

DOSTLARA

Kapattık kapılarımızı dostlarımıza
Mesafeler koyduk araya
Bir merhaba demek için, girmeleri gerekti
sıraya...
Bize çok ihtiyaçları olduğu an meşguldük,
Not bıraksalardı, sonra arardık, başka zaman...
Sınavdan en iyi notu aldıklarında, gözlerindeki
pırıltıyı göremedik,
Bir küçücük armağan veremedik.
Canları yandığında, bize koşamadılar nefes
nefese,
Ne kadar hasrettiler bir dost sese!
Görüşürüz;
ya salı, ya çarşamba günü, diye diye kaçırdık
nisanı, düğünü,
Paylaşamadık o en coşkulu anlarını, seveceğimiz
yanlarını.
Hayat denen suyun akışında, birlikte
çağlayamadık,
Ölümlerini bile geç duyduk da vaktinde
ağlayamadık...
Bu hikaye hem acı hem uzun,
Selam vermeden geçiyoruz artık
yanından
komşumuzun.
Bahanelerle etrafımızı sardık
Oysa biz, birbirimiz için vardık.
Adına huzur dedik, iş dedik
Yalnızlığı seçtik.
Herkes Can cana olmaktan vazgeçtik,... bir
yalana
kandı.
Ne olursa olsun sebep,
aslında KAPILAR hep,
Kendi üstümüze kapandı !

Yorum (yok) Yorum yaz!

"Çocuklar neden yalan söyler?"

"Çocuklar neden yalan söyler?"

Hemen her çocuk yalan söyler. Özellikle de kolay kurtulamayacağını hissettiği durumlarda. Peki bu durumda anne babaların tepkisi nasıl olmalıdır? Çocuğun yalan söylenmesine nasıl engel olunabilir?


Uzmanlar, çocukların pek çok nedenle yalana başvurabileceğini belirtiyor.

Bu durumla karşılaşan anne ve babaların, çocuklara ceza vermek yerine onları yalandan uzaklaştıracak başka yöntemler denemesi gerektiğini ifade ediyor.

Özellikle hatayı gizlemek için söylenen yalan, uzmanlara göre çocukların cezadan kaçmak için başvurduğu bir yol olarak gösteriliyor.

Ancak çocuk psikologları, yaşamının ilk 5 yılında çocuğun söylediği yalanlardan endişe duymamak gerektiğini çünkü gerçeği algılama ve ona sadık kalma davranışının bu yaşlardan sonra geliştiğini belirtiyor. Öte yandan gerçeği ayırt edebilen çocuğun yine de yalan söylemeyi sürdürmesi durumunda uzmanlar, ebeveynleri bir problem olduğu konusunda uyarıyor.

Çocuk yalan söylüyorsa mutlaka çevre ile olan ilişkilerinde yolunda gitmeyen bir şeyler oluyor. Öte yandan hata yapmış çocuk, verilecek cezadan kaçmak için de yalana başvurabiliyor. Çocuk; özellikle ekonomik anlamda kendisini çevresindekilerden aşağı görmeye başladığı zaman da yalana başvurup, kendisini olduğundan farklı durumlarda gösterebiliyor.

Aileye söylenen yalanlardan en çok başvurulanı ise okuldaki başarısızlıkları gizlemek için söylenenler olarak gösteriliyor. Okuldaki başarısızlık çocuğu rahatsız ediyor ve çocuk kendisini rahatsız eden bu gerçeği gizlemek için ailesine yalan söylüyor.

Uzmanlar bu ve benzeri durumlarla karşılaşan ailelerin kesinlikle sert tutumlar içine girmemesini, çocuğun sevgisizlikten kaynaklanan sorunları olabileceği gibi çevresinden bu konuda model aldığı kişilerin olabileceğini belirtiyor.

Çocukta yalan davranışının önlenmesi konusunda; çocuğu yalan söylemeye iten nedenlerin bir dedektif titizliği ile araştırılması, tespit edilmesi ve bu nedenlerin onunla "Böyle demek istiyor olabilir misin" diye konuşularak irdelenmesi, anne ve babaların kesinlikle yalan söylememesi, yalan karşısında çok sert ve aşağılayıcı tavır takınılmaması öneriliyor.

 

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

BOŞANMAK ÇOCUKLARI ETKİLİYOR

"Boşanma en çok çocukları etkiliyor"

Boşanan çiftlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Bu durumdan en fazla etkilenense çocuklar. Peki böyle bir süreç yaşarken, çocuğunuzu durumun olumsuz etkilerinden nasıl koruyabilirsiniz?



Günümüz toplumlarının en önemli sorunlarından biri ailenin önemini yitirmesi. Son 20 yıl içinde aile yapıları incelendiğinde anne, baba ve çocuktan müteşekkil aile sayısında azalma görülürken karışık aile yapılarında artış gözleniyor. Davranış Bilimleri Enstitüsü'nden klinik psikolog Şeniz Pamuk, bu durumun temelinde boşanmanın yattığını ve bundan en fazla çocukların etkilendiğini söyledi.

Dünyanın süper gücü ABD'de evlenen her iki çiftten biri ayrılmaya karar verirken, Almanya'da bu durum üçte bir oranında. Pamuk'un verdiği bilgilere göre Türkiye, henüz boşanmaların sık yaşanmadığı bir ülke olsa da 15 yıl önce yüzde 1'i bulmayan ayrılan çift oranı gün geçtikçe artıyor. Psikolog Şeniz Pamuk, "ayrılık ya da boşanma sonrasında, aile yapılarında oldukça büyük bir çeşitlilik ortaya çıkıyor" dedi. Ayrılık ya da boşanma kararı veren eşlerin çok zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Pamuk, "Ancak bu karardan anne-babaları kadar hatta onlardan daha fazla etkilenen aile bireyleri çocuklar. Yapılan araştırmalar, çocukların boşanma öncesi dönemden başlayarak, boşanma süreci ve sonrasında kısa ve uzun vadede bir çok olumsuz durumla yüzyüze kalabildiklerini göstermekte. Hiç bir çocuk ilk anda anne ve babasının ayrılmasını istemez ve bu duruma ya dışa vurarak ya da sessiz kalarak bir tepki gösterir" açıklamasında bulundu.

Boşanmanın etkileri sonra ortaya çıkıyor
Çocuklarda anne-baba ayrılığının meydana getirdiği etkilerin boşanmadan sonraki ilk günlerde değil daha sonraki dönemlerde ortaya çıktığını belirten Pamuk'un tespitleri şöyle: Çocukların geriye dönüp baktıklarında olumsuz olarak hatırladıkları, anne-baba arasında haber taşıyıcısı olmak, anne ve babalarının birbirlerini suçlamalarını dinlemek, karşı cinsten biriyle samimiyeti ilerlettiklerinde nasıl doğal davranabileceklerini bilememek, ekonomik sorunlar, anne/babadan biriyle ve o taraftan olan akrabalarla bağların kopması gibi durumlar...

Çocuk sahibi olanların sorunları çözmek için ilk başta boşanmayı düşünmediğini söyleyen Pamuk, bazı durumlarda ayrılmanın çok sorunlu bir evliliği yürütmekten daha sağlıklı bir ortam sağladığını dile getirdi. Bir boşanma durumunda çocuğun olaya göstereceği tepkilere neden olabilecek ve bu olayı çocuğun hayatında daha az travmatik hale getirebilecek önemli noktalar olduğunu söyleyen Pamuk'a göre hayatında bu yönde değişiklik yapmayı planlayan her anne-babanın bunlara özen göstermesi gerekiyor. Daha atak, heyecanlı, kolay etki altında kalan, yeni durumlara kolay uyum sağlayamayan çocukların, anne-baba ayrılığı gibi ciddi uyum becerileri gerektiren bir duruma uyum sağlamakta da yaşıtlarına oranla daha büyük zorluk çektikleri görülüyor. Anne-baba ayrılığını küçük yaşlarda yaşayan bir çocuk, bu olaya ilk anda çok büyük bir tepki gösterse de, bu durumu kabullenmesi daha kolay olabiliyor. Buna karşın okul öncesi dönemde, çocuklarda sadakat sorunları ve anne-babayı yeniden bir araya getirme çabaları gözlenebiliyor. Daha ileri yaşlarda, çocuklar kendi sosyal hayatlarını kurmaya çalışırken güvendikleri bir çatının yıkılması, onların kadın-erkek ilişkileri konusunda bocalamalarına yol açabiliyor. Gözlemleyebilecekleri bir kadın-erkek ilişki modelinin olmaması, bu çocukları kendi ilişkilerini oluştururken zorlayabiliyor.

Kız çocuklar ile erkek çocukların tepkisi farklı
Boşanmalara karşı çocukların cinsiyetlerine göre farklı tepkiler verdiğini söyleyen Pamuk, "Kız çocuklar, anneleriyle genellikle arkadaş gibi olurken, erkek çocuklar annelerinin yanında kendilerini evin erkeği gibi hissetme eğilimine girebiliyorlar. Bu nedenle annenin yeni biriyle birlikte olduğu durumlarda kız çocukların bu işten pek de hoşnut olmadıkları, buna karşılık erkek çocukların bir rahatlama hissettikleri izlenebiliyor" yorumunda bulundu.

Baba-kız ve baba-erkek çocuk ilişkileri ise çok fazla incelenmemiş olmasına karşın, babanın görevlerini yerine getirmede yeterli olduğu durumlarda fazla bir soruna da rastlanmadığını söylemenin mümkün olduğunu söyleyen Pamuk'un üzerinde durduğu bir diğer nokta destek sistemleri. Eğer çocuğun hayatında ilişkisinin iyi olduğu bir büyükanne-büyükbaba ya da başka yetişkinler varsa, bu kişiler anne-babanın duygusal anlamda pek verici olamadıkları ortamlarda bu boşluğu doldurabiliyorlar. Çocuğun ekonomik standartlarında ani bir düşüş ya da anne ve babanın ekonomik standartları arasında ciddi bir fark olması çocuğu olumsuz bir şekilde etkileyebiliyor. Çocuğun uyumunda anne-baba arasındaki ilişkinin en önemli etken olduğunu vurgulayan Pamuk, çocukların eşler arasındaki diyalogların kopmadığını ve kendisi hakkında konuşulmaya devam edildiğini görmesi gerektiğini, bunun güven zedelenmemesi için önemli olduğunu söyledi.

Çocuk birlikte yaşamasa da düzenli görüşmeli
Çocukların bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatabilmesi için gereken şartlardan biri de ayrı da olsa çocuk anne babasıyla düzenli olarak görüşmeleri. Klinik Psikolog Pamuk, "Burada önemli olan faktör, görüşme sıklığı değil, görüşmelerin çocuk tarafından önceden bilinmesi ve tahmin edilebilir olması. Son anda yapılan değişiklikler, aniden yapılan planlar, tutulmayan sözler, çocuk açısından çok büyük hayal kırıklıklarına neden oluyor ve bunların telafi edilmesi mümkün olmayabiliyor" yorumunu getirdi. Ayrılmanın çocuğa nasıl sunulduğunun da önemli olduğunu dile getiren Pamuk, "Bu bilgilendirmeyi anne ve babanın birlikte yapmasında yarar var. Ayrıca, bu kişilerin karı-kocalık rollerinden vazgeçseler bile, her zaman o çocuğun anne ve babası olarak kalacaklarını ve bir işbirliği içinde olmaya devam edeceklerini akıllarında tutmalarında yarar var" diye konuştu.

Ayrılmış yeni bir insanla ilişki kurmuş anne veya babanın bu durumu çocuğuna nasıl anlattığı da üzerinde durulması gereken noktalardan biri. Psikolog Pamuk'un tespitine göre, anne-babasının yanında sürekli yeni birilerini görmek çocuğu kırabilir ve kendi kadınlık ve erkeklik konumuyla ilgili endişeye sürükleyebilir. Bu nedenle de çocuk daha sonraki hayatında hiç bir zaman terk edilmemek için ilk bulduğu kişiye ne pahasına olursa olsun aşırı bağlanabiliyor ya da kimseye fazla bağlanmamak için durmadan eş değiştirebiliyor. Ancak unutulmamalı ki bütün problemlerine rağmen anne ve babası ayrılmış olan çocukların yaşıtlarına göre daha çabuk olgunlaştıkları, hayatın zorlukları karşısında daha rahat pratik çözümler üretebildikleri de ayrı bir gerçek.

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

Takı set netten

Yorum (yok) Yorum yaz!

Çocuk kostümü

Yorum (yok) Yorum yaz!

bolero

Yorum (yok) Yorum yaz!

Şakira kemer

Yorum (yok) Yorum yaz!